”Torba Yasa Tasarısı” Görüşmeleri Başlıyor

”Torba Yasa Tasarısı” Görüşmeleri Başlıyor

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vatandaşla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele aldıklarını belirterek, ”Kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde borçların yeniden hesaplanması ve belirli bir plan dahilinde ödenmesini sağlamak için bu çalışmamızı yaptık” dedi.     [reklam_metin]

DEVLET BAKANI ALI BABACANBabacan, kamu alacaklarının yeniden yapılanmasına ilişkin yasa tasarısı kapsamına maliye, gümrük müsteşarlığı, SGK, il özel idareleri, TEDAŞ (7 özel dağıtım şirketi dahil), TRT, KOSGEB, TOBB ve OSB’lerin girdiğini belirterek, tasarıya göre, vergi alacaklarında 31 Temmuz 2010′dan, SGK primlerinde Haziran 2010′dan önceki dönemin kapsamda olacağını, elektrik ve su alacaklarında da 31 Temmuz 2010′dan önce ödenmesi gerekenlerin dikkate alınacağını kaydetti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında basın toplantısı düzenledi.

Babacan, hazırladıkları tasarının kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulduğunu, parça parça bir çalışmadan ise derli toplu, aynı ilkeler, aynı ortak trendler çerçevesinde bir çalışma yapmak istediklerini belirterek, bu nedenle çalışmanın biraz zaman aldığını, tasarıyla uzun sürede taksitli ödeme imkanı sağlayacaklarını söyledi.

Babacan, uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik krizin Türkiye ekonomisi üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu belirterek, 2009 yılının tüm dünyada ve Türkiye’de ekonomik açıdan zor geçen bir yıl olduğunu, ama sağlam makro ekonomik temelleri ve kriz sürecinde aldığı önlemler sayesinde Türkiye ekonomisinin bir çok ülkeden olumlu yönde ayrışarak krizden hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini hatırlattı. Babacan, böylece 2009′un son çeyreğinden itibaren de Türkiye’de yüksek büyüme oranları, artan istihdamı ve düşen işsizlik oranının görüldüğünü kaydetti.

Bununla birlikte dış talebin özellikle 2009 yılında düşmesi ve kredi teminin de yaşanan güçlüklerin şirketlerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve buna bağlı olarak nakit dengelerinin bozulmasına neden olduğuna dikkat çeken Babacan, şöyle devam etti:

”Bazı işletmelerin kamuya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesinde de gecikmeler meydana geldi. Kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uygulanan yükümlülükler ödeme yapılmasını sağlamak amacıyla gerçekten caydırıcı yüksek oranlar. Bir bakıma kamuya olan ödemeyi yapmayıp bunu bir ucuz kredi olarak görenler için caydırıcı, yüksek oranlar var. Geç ödemeyle ilgili krizin Türkiye’yi etkilemiş olduğu dönemde iyi niyetli ödeme arzusu olduğu halde şu ya da bu sebeple ödemelerini yapamamış vatandaşlarımız ve şirketler var ve bunlar da birikmiş oldukça yüksek gecikme cezalarıyla faizlerle karşı karşıya kalmış durumdalar.

Vatandaşlarımızla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele alıp, kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde borçların yeniden hesaplanması ve belirli bir plan dahilinde ödenmesini sağlamak için bu çalışmamızı yaptık.

Yapılacak ödemlerde finansman sıkıntısıyla karşılaşılmaması için uzun sürede taksitle ödeme imkanını da bu tasarıda sağlamış oluyoruz. Ve bu borç alacak ilişkisinin en önemli iki muhatabı Maliye Bakanlığı ve SGK’dır.”

-TASARININ KAPSAMI-

Tasarı kapsamı içerisine giren kuruluşları, Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, SGK, İl Özel İdaraleri ile belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri ile Su ve Kanalizasyon İdareleri, TEDAŞ, Yurtkur, TRT, KOSGEB, TOBB ile bağlı odalar ve organize sanayi bölgeleri olarak sıralayan Bakan Babacan, ”Dikkat ederseniz bu son iki kuruluş kamu sektörü değil, hukuki açıdan ama onlardan bize gelen talepler doğrultusunda biz bunları ekledik. TOBB ve OSB’ler aynı kamu alacakları kapsamında kendi alacaklarının da yeniden yapılandırabilmek istedikleri için kapsama girmiş oldular” dedi.

Babacan, kapsama giren alacakları da şöyle sıraladı:

”Vergiler ve vergi cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları, sosyal güvenlik primleri ve idari para cezaları, İl Özel İdarelerinin çeşitli harç ve katkı payı gibi bazı alacakları, belediyelerin vergi tarifeden doğan ücret ve su alacakları. Büyükşehir belediyelerinin su ve atık su alacakları, TEDAŞ’IN elektrik alacakları.

Bu arada özelleştirilen 7 elektrik dağıtım bölgesi var. Bu 7 dağıtım şirketi de Enerji Bakanlığımızla yaptığı görüşme uyarınca kapsamına girmek istedikleri söylediği için bunlar da bu kapsama girmiş oluyor. Bunlar hep bu özel kuruluşların kendi rızaları ve talebiyle yapılan çalışmalar.

Yurtkur’un öğrenim kredisi alacakları, TRT’nin elektrik payı ve bandrol ücretlerinden kaynaklı alacakları, KOSGEB’in desteklerden kaynaklı alacakları, TOBB ve bağlı odaların oda aidat ücretleri, OSB’lerin elektrik, su, doğalgaz alacakları ile yönetim aidat alacakları…”

-KAPSAMA GİREN ALACAKLARIN DÖNEMİ-

Kapsama giren alacakların döneminin kritik bir nokta olduğunu belirten Babacan, vergiler ve gümrük vergileri açısından 31 Temmuz 2010′dan önceki dönemleri, beyana dayanan vergilerde yine 31 Temmuz 2010 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsama aldıklarını bildirdi. Babacan, 2010 yılına ilişkin 31 Temmuz 2010 tarihinden evvel tahakkuk eden emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, motorlu taşıtlar vergisini kapsama aldıklarını kaydetti. Babacan, ”Neden 31 Temmuz 2010?” diyerek şöyle devam etti:

”Sosyal güvenlik primleri açısından baktığımızda Haziran 2010 ve önceki aylara ait. Haziran 2010′daki ödeme Temmuz’da yapıldığı için, Haziran 2010′dan önceki aylara ait işlenen ve sigortalılara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası pirimi ve sosyal güvenlik destekleri isteğe bağlı sigortalar ve topluluk sigortalarına ilişkin primler, yaşlılık emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra sigortalı sayılmasını gerektiren nitelikteki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların aylığından kesilmesi veya kendisince ödenmesi gereken sosyal güvenlik destek pirimi.

Sosyal güvenlik kurumunca takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitim katkı payı yine 30 Haziran 2010 tarihine kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primleri 31 Temmuz 2010 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları.

Elektrik ve su alacakları açısından yine 31 Temmuz 2010 tarihinden önce ödenmesi gerekenler.

Oda aidatları açısından hazırlanan tasarının yürürlüğe girmesinden önce ödenmesi gereken aidatlar diğer alacakları açısından da 31 Temmuz 2010 tarihinde vadesi geldiği halde kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenmemiş olanlar.”

-TAHSİLATLARIN HIZLANMASI SAĞLANACAK-

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gecikmiş alacakların yeniden yapılandırılmasının, ihtilaflı alacakların ihtilafına son vererek tahsilatının hızlandırılmasını sağlanacağını belirterek, kanundan önce başlamış inceleme ve tazminat işlemlerinin tamamlanması sonucunda tarh edilecek vergiler için de kanundan yararlanma imkanı getirdiklerini bildirdi. Babacan, şunları söyledi:

”Matrah ve vergi artırımı. Bu önceki kesinleşmiş alacakların tahsili ile ilgili değil, yeni bir konu. Geçmişe yönelik özellikle 2006′dan sonra dönemlere uygulanacak.

Stok beyanı ve kayıtların düzeltilmesi yapılandırılan alacakların taksitle ödenmesi vergi borçlarının kredi kartı ile de ödenebilmesi. Süresinde ödenmeyen taksitlerin belli şartlarla ödenmesine izin verilmesi. Varlık barışı kanunu kapsamında bildirim ve beyanda bulunmakla birlikte çeşitli nedenlerle kanunun sağladığı imkanlardan yararlanamayanlara bilahare bazı haklar tanınması.”

***

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması uygulaması kapsamında, toplam 36 ayda 18 taksitte ödeme yapılması imkanı getirildiğini, ayrıca vergi borçlarının kredi kartına taksit olarak yansıtılması imkanı sağlandığını bildirdi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında, uygulama kapsamında ödemelerin süresinde yapılmasının önemli olduğunu vurguladı, aksi takdirde kanun ile sağlanacak imkanların ortadan kalkacağını belirtti.

Babacan’ın açıklamasına göre, çıkarılması planlanan yasa çerçevesinde, kesinleşmiş alacaklar kapsamında, ”alacak asıllarının tamamı, SGK tarafından uygulanan idare para cezalarının yüzde 50′si, alacak aslına bağlı olmayan cezaların yüzde 50′si, gecikme faizi, gecikme cezası, gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE olarak günceleme oranı esas alınarak belirlenmiş tutar” ödenecek.

Babacan böylece, ”Borcu bugüne getirirken, gecikme cezası veya faizi ile değil, anaparayı bu döneme enflasyon ile getirmiş, paranın değerini korumuş oluyoruz” dedi.

Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların tamamının, para cezalarının kalan yüzde 50′sinin, gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden de vazgeçiliyor. TEDAŞ, TRT, KOSGEB ve OSB alacaklarında da aynı çerçeve söz konusu olacak.

-İHTİLAFLI KAMU ALACAKLARI

Babacan’ın açıklamasına göre, ihtilafın bulunduğu safhaya göre, alacak asıllarının yüzde 50′si veya yüzde 20′si, asla bağlı olmayan cezaların yüzde 25′i veya yüzde 10′u, gecikme faizi veya gecikme zammı yerine güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutar, bunların hepsi toplanıp ödenecek.

Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının tamamı, gecikme cezası, gecikme faizi, gecikme zammı faiz geliri alacaklarından da vazgeçiliyor.

SGK’nın prim alacak asıllarında herhangi bir indirim yapılmıyor. İdari para cezalarının yüzde 25′i ile gecikme zammı ve gecikme cezalarının yerine TEFE/ÜFE güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutar ve bunların toplamı belirlenecek ve bu tutar ödenecek.

-İNCELEME VE TARHİYAT AŞAMASINDAKİ ALACAKLAR

İnceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacaklarda, başlanmış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecek. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen verginin yüzde 50′si, gecikme faizinin güncelleme oranı esas alınarak tutar hesaplanacak ve ödenecek. Kalan alacak asılları ile vergi cezaları ile gecikme faizi alacaklarından vazgeçilecek. Yani inceleme ve tarhiyat safhasında mükellefler böyle bir şeye başvururlarsa bu imkanlardan yararlanmış olacaklar.

-PİŞMANLIK BEYANI

Pişmanlıkla veya kendiliğinden beyanname veren mükelleflerin, tahakkuk eden vergilerinin tamamı, pişmanlık zammı, gecikme faizi yerine güncelleme oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın hepsini ödemeleri halinde, vergi cezalarının, pişmanlık zammının, gecikme faizinin tahsilinden de vazgeçilmiş olacak.

Gümrük vergilerinde de aynı esaslar öngörülüyor.

Emlak vergisi bildirimini süresinde vermemiş olan mükelleflere de bildirimde bulunma imkanı getiriliyor. Sadece beyanname vermiş ve ödeyememiş vatandaşlar değil, beyanname vermemiş vatandaşlara da beyanname imkanı sağlanıyor. Bu durumda, ödenmesi gereken vergilerin tamamı ile o günden bugüne kadar enflasyon ile güncellenmiş rakam tahsil edilecek.

-MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI

Gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi, KDV açısından mükelleflerin 2006-2009 yıllarına ait yeni bir bir matrah bildirimi, bir bakıma eskiden vermiş oldukları beyannamenin üzerine ilave matrah bildirmeleri durumunda, ilave ödedikleri vergi ile beraber, bu vergi türleri ile ilgili inceleme ve tarhiyata muhatap olmayacaklar.

Babacan, bunun, en son 2004 yılında yapılan uygulamaya paralel bir uygulama olduğunu belirtti.

-STOK BEYANI VE VARLIK BARIŞI

İşletmede bulunduğu halde halde kayıtlarda yer almayan mallarını kayda alma imkanı getiriliyor. Aynı zamanda kayıtlarda yer aldığı halde işletmede yer almayan mallar ve kasa mevcutları için düzeltme imkanı sağlanıyor.

Babacan, ”Yani stoklar, hatta demirbaşlar, nakit, defterde görünen ile gerçek durum farklı ise mükelleflere çok önlemli bir fırsat penceresi açıyoruz. Gerçek durum ile kayıtları eşleme imkanı getiriyoruz. Bununla ilgili her bir kalemle ilgili ayrı rakamlar var. Mükelleflerin beyan ettikleri bu değerlerler üzerinden belli bir oranda vergi ödemeleri halinde, herhangi bir vergi ve ceza uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yapmış oluyoruz. İşletme kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesi sağlamış alıyoruz, çünkü gerçeklerle resmi kayıtlar arasındaki farklar, önemli sorunlardan biri. Bu önemli bir fırsat kapısı” dedi.

Varlık Barışı ile son dönemde bir takım taleplerin geldiğini belirten Devlet Bakanı Ali Babacan, bununla ilgili yeni bir kapı açmayacaklarını daha önce ifade ettiklerini hatırlatırken, ”Burada, daha önceki kanun kapsamında bildirim ve beyanda bulunduğu halde şu ya da bu sebeple kanunun sağladığı imkanlardan yararlanamayanlara bir hak daha tanınmış oluyor. Bu çerçevede, yurtdışında bulunan varlıkları süresi içinde Türkiye’ye getiremeyenler ile süresi içinde sermaye artırımında bulunmayanlara, tarh edilen vergiyi vadesinde ödemeyenlere ilave bir pencere açmış oluyoruz” diye konuştu.

-BU KANUNDAN NASIL YARARLANILACAK

Bununla ilgili kanun çıktıktan sonra vatandaşların öncelikle yazılı başvuruda bulunması ve bununla ilgili devam eden davalardan vazgeçilmesi gerekeceğini açıklayan Bakan Babacan, ödemelerin süresinde yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Babacan, şöyle devam etti:

”Ödemeler derken cari yükümlülüklerin. (Ben eski borcumu yapılandırayım, yeniden borç takayım), böyle bir şey yok. Yani vergi ödemeleri günü gününe tam yapılacak ve bu kanundan yararlanılacak. Eğer vergi ödemelerinde bir aksama olursa, o zaman bu kanunun verdiği imkanlar ortadan kalkmış oluyor. Tekrardan yüksek alacaklara dönmüş oluyoruz. Bu önemli bir ayrıntı. Taksit süresince bu geçerli olacak. Uygulama kapsamında 36 aya kadar günlük ödemelerin de zamanında yapılması gerekiyor. O arada bir aksilik çıkarsa biz bu yeniden yapılandırmaya tekrar başa sarmış olacağız ve bir bakıma ilk hale dönmüş olacağız. Bu önemli bir ayrıntı. Vatandaşların dikkat etmesi gerekir.”

-TAKSİT UYGULAMASI

Ödemelerin zamanında yapılmasının önemini vurgulayan Bakan Babacan, taksitlerle ilgili ”küçük toleranslar” getirdiklerini de belirtti.

Babacan’ın verdiği bilgiye göre, başvuruların, kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapılması gerekiyor.

Kanunun TBMM’den ne zaman çıkacağına ilişkin kesin bir tarih vermenin mümkün olmadığına işaret eden Babacan, ”Söz gelimi, aralık ayında çıkarsa, şubat ayının sonuna kadar başvurulması gerekiyor, kanun bir ay sarkarsa, başvurular mart ayının sonuna kadar yapılabilir” dedi.

Ödemelerin peşin veya taksitli yapılabileceğini anlatan Bakan Babacan, genel prensip olarak taksitler üst üste çakışmaması için 2 ayda bir taksit ödeme prensibi getirdiklerini, kurum ödemelerinin çakışmayacağını söyledi.

Toplam 36 ayda 18 taksitte ödemeler yapılabileceğini bildiren Babacan, vergi borçlarının kredi kartına taksit olarak yansıtılması imkanı da getirdiklerini açıkladı.

Bu yasa çerçevesinde ilgili kuruluşlar ile protokol yapan bankalar ve bu bankaların kartına sahip olan vatandaşlar bu uygulamadan yararlanabilecek.

Ödemelere, SGK alacakları için, kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen 4. aydan, diğer kurum alacakları için ise kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen 3. aydan itibaren başlanacak.

Babacan, ”Alacağın aslını bugüne kadar enflasyon ile getirdik; bu rakam, peşin ödeme için uygulanacak rakam. İlk ay öderse borcu kapanır. Buna taksit yapmak istiyorsa, 6 taksitte yapılacak ödemeler için bu alacağı 1,05 katsayısı ile çarpıyoruz. 6 taksit demek 12 ay demek. 9 taksitte ödeme yapacaksa 1,07 katsayısı ile; 12 taksitte (2 yılda) ödeme yapacaksa 1,10 katsayısı, 18 taksitte (36 ay) ödemek isteyenlere ise borcu 1,15 ile çarpıyoruz. Peşin ödemek daha avantajlı olacak. Taksitlendirirken küçük katsayılarla peşin ödeme ile taksitle ödeme arasında adalet sağlamış oluyoruz” dedi.

***

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bundan sonraki dönemde özellikle günlük denetim sıklığı baskısının artacağını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında basın toplantısı düzenledi.

Süresinde ödenmeyen taksitlerle ilgili hükümleri hakkında da bilgi veren Babacan, taksitlerin gecikmesiyle ilgili küçük toleransların sağlandığını anlattı. Borcunu 18 taksitte ödemek isteyen bir mükellefin, 36 aylık dönemde bir taksitini geciktirmesi halinde bütün yapıyı bozmadıklarını belirten Babacan, bir takvim yılı içerisinde iki defa ödemenin aksatılmasına imkan tanıdıklarını kaydetti. Babacan, bu ödenmeyen taksitlerin Maliye Bakanlığı’nın gecikme zammı neyse o gecikme zammıyla birlikte tahsil edileceğini bildirdi.

Kanundan yararlanmanın bir diğer şartının da cari dönem vergi ve prim ödeme yükümlülüklerini gününde yerine getirmek olduğunu belirten Babacan, cari yükümlülükler açısından da bir takvim yılında en fazla iki defa ihlal hakkı tanındığını ifade etti.

Babacan, 31 Temmuz 2010′dan önceki borçların kanun tasarısı kapsamına alınmasının sebebini şöyle açıkladı:

‘Bunun sebebi çok açık. Sayın Başbakanımız biliyorsunuz Temmuz ayı içerisinde ilk defa bu açıklamayı yaptı. KOBİ’ler ve esnaflarımız için yeniden yapılandırma olacağını Başbakanımız temmuzda açıkladı ve biz dedik ki, ‘bunun Temmuzda açıklanmış olması Ağustos, Eylül ve Ekimde yapacağınız ödemeleri aksatmanız için bir gerekçe değil’. Yapılandırma açıklamanın yapıldığı tarih ve öncesini kapsayacaktır. Dolayısıyla ağustos, eylül, ekim ve kasımda ödemelerinizde bir gecikme olduysa vergi usulümüz neyse o usül içerisinde ödenecektir. Bu şekilde söz konusu aylar içerisinde günü gününe ödeyenler ile ‘nasıl olsa bu kanundan yararlanırım” düşüncesiyle ödemeyenler arasında adaleti de sağlamış olduk. Yeniden yapılandırma geliyor diye ödeme imkanı olduğu halde bu fırsattan yararlanırım diye ödemeyenlerde bir hayal kırıklığı olacaktır. Ağustos-kasım döneminde ödemeyenler varsa bir an önce ödesinler cezaları birikiyor yoksa”

-”BAZI KÜÇÜK ALACAKLARDAN VAZGEÇMİŞ OLUYORUZ”-

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, bu kanunla alacaklı kurumların bazı küçük alacakların tahsilinden de vazgeçmiş olduğunu söyledi. Kurumlarda alacak gözüken küçük küçük rakamların bulunduğunu, ancak bu borçları ödemek için harcanacak zaman ve paranın borçtan fazla olacağı düşüncesiyle belli bir sınırın altındaki borçların silineceğini belirten Babacan, bu sınırların altında kalan borçların sıfırlanmasıyla bir bakıma muhasebe temizliği yapılmış olacağını ifade etti.

YURTKUR’un öğrencilerden olan alacaklarını ilişkin 2008 yılında çıkarılan yapılandırma yasasından yararlanamayanlara, bu kanunla yeni bir imkan tanıdıklarını anlatan Babacan, aynı şekilde 2008 yılında Sosyal Güvenlik Kurumunun alacakları ile ilgili yapılandırma konusunda çıkarılan kanundan yararlanamayanlara da yeni bir imkan tanındığını belirtti.

Babacan, ”2008 de bunları yaptık, 2009′da kriz geldi, vurdu. 2009 yılı sıkıntılı bir dönem olduğu için şu ya da bu şekilde taksit kaçıran ve planını bozanların, o eski kanuna göre yararlanmaları hakkını da getirmiş oluyoruz. Sigortalılık süreleri durdurulan, kendi duran ve kendi adına bağımsız çalışan sigortalılar ile çiftçilerin, durdurulan sigortalılık sürelerine ait borçlarını, prim borcu olan sigortalılar gibi ödemelerini sağlıyoruz. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılar ile çiftçilerin borçlarını yeniden yapılandırmaları halinde yapılandırmaların ilk taksitini ödemlerinden sonra hak sahiplerini genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlamasını sağlıyoruz.” diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, 65 yaşını doldurmuş, muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkındaki kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları yüzde 50 fazlasıyla geri alınması gerekenlerden yüzde 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların da tahsilinden bu kanun kapsamında vazgeçmiş olduklarını söyledi.

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ve ihtilaflı kamu alacaklarının çözüme kavuşmasını sağlayan bu tasarının, içinde bulunulan global ekonomik koşullar altında vatandaşlar ile alacaklı kamu idareleri arasında problemler açısından önemli kolaylıklar getireceğini vurgulayan Babacan, özellikle vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim alacakları açısından artık mutlaka düzgün bir ödeme döneminin de başlaması gerektiğini belirtti.

İletişim çağında devletin artık mükellefi hakkında daha çok bilgiye sahip olduğunu ve mükellefini daha iyi tanıdığını ifade eden Babacan, bundan sonraki dönemde genel eğilimin yaptırımlar konusunda, tahsilatın üzerine gitme konusunda artık işlerin daha sıklaşacağı yönünde olduğunu söyledi.

Özellikle bu matrah artırımı ve stok affıyla beraber eski dosyaların kurumlar üzerindeki baskısı, yükü azalacağı için, kurumların artık günlük denetimlere daha fazla ağırlık vereceğini anlatan Babacan, ”Şu anda 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarıyla uğraşılıyor. Matrah artırımı yapan mükelleflerimiz denetim kapsamı dışına çıkacağı için çok sayıda denetim elemanımızın bir bakıma ellerindeki dosyalar azalacak, işleri rahatlayacak. Onlar ne yapacaklar? Bugünü çok daha yakından denetleyecekler. Bundan sonraki dönemde özellikle günlük işlemler açısından denetim sıklığının ve baskısının artacağını buradan ifade etmek istiyorum” dedi.

-”BİN 500 DENETİM ELEMANI ALIYORUZ”

Türkiye’deki vergi oranlarının dünya ve Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyelere indiğini belirten Babacan, eskiden belki vicdanlarda ”vergi oranları çok yüksek. Bu kadar yüksek vergi ödenir mi” diye sorulabildiğini, ancak artık böyle bir gerekçenin kalmadığını ifade etti. Kurumlar vergisinin yüzde 20 ya da altında olduğu ülke sayısının artık çok az olduğuna işaret eden Babacan, bundan sonraki dönemde özellikle gelişmiş ülkelerin, bu kadar büyük bütçe açığını kapatmak için vergileri artırmaktan başka çareleri kalmayacağını ve dolayısıyla vergi artışlarına doğru gideceğini kaydetti.

Pek çok Avrupa ülkesinin katma değer vergisini artırmak zorunda kaldığını anlatan Babacan, ”Belli gelir gruplarıyla ilgili vergi artışına gitmek zorunda kaldı. Hiç birini yapamayanlar maaşları düşürmek zorunda kaldı. Dünyadaki trend bu şekilde fakat biz zaten oldukça düşürdüğümüz vergi oranlarını korumak istediğimizi, hatta daha da düşürmek istediğimizi söylerken, artık bu kayıt dışılığı da düşüncelerimizden, uygulamalarımızından mutlaka çıkarmamız gerekiyor. Bu önemli bir fırsattır. Dediğim gibi bundan sonra denetim baskısı artacaktır” diye konuştu.

İleride bir daha böyle bir fırsatın olmayacağını ifade eden Ali Babacan, bin 500 denetim elemanı alacaklarını belirterek, bu rakamın oldukça büyük olduğunu, kayıtdışı çalışanlar açısından hayat zorlaşacağını söyledi.

Vatandaşlara tavsiyede bulunan Babacan, ”nereden, ne kadar, nasıl, vergi kaçırırım, nereden, nasıl defterlerde kayıtları farklı göstererek ufak tefek avantajlar sağlarım” diye düşünülmemesi, bütün beyin güçlerini işlerini daha iyi yapmaya yöneltmeleri gerektiğini kaydetti.

Kayıt dışı çalışan müesseselerin devamlılığının çok zor olduğunun altını çizen Babacan, ”Gelecek nesillere daha sağlam daha sürdürülebilir işletmeler bırakmak, ancak tam kayıt altında düzgün çalışan bir bakış açısıyla mümkün” dedi.

-”EKONOMİNİN TEMEL DİREĞİ ŞİRKETLER OLACAK”-

Türkiye ekonomisinin temel direğinin şirketler olacağını, kamunun ekonomi içindeki payının gittikçe düştüğünü belirten Babacan, şunları kaydetti:

”Bizim artık pek çok üründe katma değer vergimiz yüzde 8. Bu oran dünyanın en düşük katma değer vergisi oranlarından bir tanesi. Bu kadar düşük katma değer vergisi, bu kadar düşük kurumlar vergisi, düşürdüğümüz gelir vergisi oranları, bütün bunları dikkate aldığımız zaman da gerçekten bundan sonra vergi oranlarını düşürmenin sınırlarına geliyoruz. Yani ‘şu oranlar biraz daha düşürülsün de ben ondan sonra kayıt içine geçiyim…Belki biraz daha düşer, ama öyle artık dramatik, radikal düşüşler olmaz. Dolayısıyla artık yeni bir dönemin başlangıcı olması gerekir diyoruz. Önemli bir fırsattır diyoruz. Herkes artık vergi açısından geçmişle ilgili problemlerini temizlesin, geleceğe güvenle baksın ve artık her şeyini kayıt altına alsın.” Alıntı:  zaman

‘Torba Yasa Tasarısı nedir? : ’Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ”Torba Yasa Tasarısı” olarak biliniyor.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi