Hangi hastalık nasıl sinyal veriyor?

Hangi hastalık nasıl sinyal veriyor?

Vücudumuzun hastalıklara yanıtı, anatomik yapımız ve hastalığın çeşidine göre değişiklik gösterebilir. Ancak vücudumuzdaki bazı belirtilerin, ne gibi hastalıklardan kaynaklanabileceğini bilip ona göre önlem almak gerekiyor.

[reklam_metin]

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Nafiz Karagözoğlu, her gün herkesin sıklıkla karşılaştığı bazı vücut fonksiyonu değişiklikleri, farklı hastalıkların habercisi olabileceğini belirtiyor.  Hastalığın ne olabileceği hakkında hem bize hem de doktora ön fikir veren bu bulgular değerlendirilmesini ve gerekli önlemlerin almasını belirten Karagözoğlu ”Vücudunuzdaki hiçbir değişikliği göz ardı etmeyin ve konunun uzmanı bir doktora başvurun.”

DERİDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

http://www.cabadak.com/wp-content/uploads/bobrek_kidney.jpg

Ciltte ve göz aklarında sarılık: Hepatit A, B , C , D , E , F , G gibi çok çeşitli sarılık hastalığı yapan virüslerden olabilir. Ayrıca bazı genel hastalıklara neden olup beraberinde karaciğer tahribatına da neden olan virüslerden, bakteri cinsi mikroorganizmalardan, safra kanalında tıkanma yapacak taş tümör, apse gibi durumlardan, karaciğerinden ya da başka organlardan gelmiş tümörlerden ve pankreas tümörlerinden  dolayı da meydana gelebilir.

Hangi hastalık nasıl sinyal veriyor?Solukluk: Bu belirti en sık kansızlıkta gözlenir. Tansiyon düşüklüğü, vücutta fazla sıvı bulunması, çeşitli enfeksiyon hastalıklarında, ayrıca kronik organ yetersizliği ve özellikle dolaşımın yavaşladığı kalp yetersizliğinden de gözlenebilir.

Morarma (Siyanoz): Dolaşımda yeterli oksijen bulunmamasından ya da damar tıkanıklığı gibi durumlarda ilgili yerlere yeterince kan ulaşamamasından kaynaklanır ve en sık rastlanan nedenleri kronik bronşit , amfizem gibi akciğer hastalıkları, polisitemi denilen kan fazlalığı,kalp yetersizliği ve kalp kapak hastalıklarıdır .

Döküntüler: Cilt döküntüleri genellikle alerjik durumlarda ve kızamık , kızamıkçık, suçiçeği gibi döküntülü hastalıklarda görülür. Ayrıca kronik karaciğer rahatsızlıkları gibi durumlarda da özel cilt döküntüleri olabilir.

GENEL DEĞİŞİKLİKLER

Ateş: Vücut ısısının artması ( 37,2 üzerine çıkması ) ateş olarak değerlendirilir . En sıklıkla viral ve bakteriyel enfeksiyonlarda gözlenir . sıcağa ve güneşe uzun süre maruz kalmalarda, daha az olarak da karaciğer , akciğer , pankreas tümörlerinde ve bazı romatizmal hastalıklarda gözlenir.

Kilo Kaybı : Yeterli gıda alınmaması durumları , hipertiroidi denilen tiroit bezinin fazla çalışması , kronik enfeksiyonlar, kanserler, ciddi kalp yetersizliği , mide ve bağırsak rahatsızlıkları, bazı parazitler hastalıklar, kilo kaybına yol açabilir .

Kilo Alımı : Tiroit bezinin az çalışması , böbrek üstü bezi  rahatsızlıkları , bazı hormon bozuklukları ve fazla kalori alınımı kilo artışına yol açar .

Halsizlik : En sık rastlanan halsizlik nedeni ; stres , yetersiz ve kalitesiz uyku.Ancak bu şartlar olmadan da bazı durumlarda birkaç günden fazla süren halsizlik görülebilir. Bu durumda , enfeksiyon , bazı madde ve ilaç kullanımı , kronik viral hastalıklar ve ek bulgular da değerlendirilerek tümöral oluşumlar araştırılabilir.

KALP VE DAMAR SİSTEMİ BULGULARI

Göğüs ağrısı: Basit kas ağrısından , kalp krizine kadar geniş bir yelpaze çizer. Ayrıca  akciğer enfeksiyonları , mide ve yemek borusu rahatsızlıkları da göğüs ağrısı yapabilir.

Tansiyon düşüklüğü: Özellikle su ve tuz kaybına bağlı olarak gelişir. Ayrıca ağır kalp yetersizliği, akut kalp kriz, alerjik reaksiyonlarda, uzun süren ishal hallerinde de gözlenebilir.

Geçici bilinç kaybı ve bayılma :Kalp ritim bozuklukları , kana mikrop karışması , sara nöbetleri , kalp krizi, beyin ile ilgili hastalık durumlarında gelişebilir .

Dokularda aşırı sıvı birikimi ( Ödem ) : En sık kalp yetersizliğinde görülür. Aşırı tuz alımı , uzun süre ayakta kalma ve varislerde bacaklarda ödem yapabilir.Ayrıca tiroit bezi rahatsızlıkları da ödeme yol açabilir. Karaciğer bozukluğu ya da alım azlığına bağlı kanda protein düşmesi de bir ödem nedeni.

Tansiyon yükselmesi : Aşırı tuz alımı , ailesel yatkınlık , böbrek ve böbrek üstü bezi ve bazı hormonal bozukluklar tansiyonda yükselmeye yol açar.

KAN VE LENF BEZİ BULGULARI

Kanama: Kendiliğinden ya da bir travma nedeniyle oluşan bir durum. Dokuda bütünlük bozulması ya da kanda pıhtılaşma faktörü eksikliğinden oluşabilir.Ayrıca kanda pıhtılaşma sağlayan trombosit eksikliği de kendiliğinden kanama neden olabilir.

Lenf bezlerinde şişme : Özellikle boyun bölgesi , koltuk altı  ve kasık bölgesinde bezeler halinde oluşur . Basit bölgesel enfeksiyonlarla o bölgedeki romatizmal ve tümöral oluşumlarla lenfoma denilen lenf bezi kanserine bağlı olabilir.

SİNİR SİSTEMİ BULGULARI

Baş ağrısı: En sık görüleni stres ve yorgunluğa bağlı gerilim tipi baş ağrısı. Migren, sinüzit ve boyun kireçlenmeleri de sık rastlanan baş ağrısı sebebi.

Ayrıca beyin zarı iltihabı , beyin iltihabı ve kafa içi organlardaki tümöral oluşumlar da gittikçe artan tarzda baş ağrısı yapar.

Baş dönmesi : Sıklıkla iç kulak rahatsızlıklarından olur. Boyun fıtığı , kireçlenmesi bazı ilaçlara veya enfeksiyonlara bağlı olarak da görülebilir.

Bilinç değişikliği : Travma , kanda tuz ve sıvı dengesinin bozulması , yüksek ateş , beyin ve beyin zarı enfeksiyonlarında ani bilinç değişiklikleri olabilir .     Bugün

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi