Amberin Zaman’ın Esad’la görüşmesine neden izin verilmedi

Amberin Zaman’ın Esad’la görüşmesine neden izin verilmedi
eca-star-reklam

Amberin Zaman'ın Esad'la görüşmesine neden izin verilmedi

Beşşar Esad, kendisiyle görüşmek isteyen Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Kanal D anchormani ve Posta gazetesi başyazarı usta gazeteci Mehmet Ali Birand, köşe yazarı Amberin Zaman ve Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’e randevu verdi. Bu randevulara Hüsnü Mahalli aracılık etti. Ancak Amberin Zaman, Mehmet Ali Birand ile Ertuğrul Özkök son anda bu röportaja gitmekten vazgeçti. Sadece Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’in randevusunu iptal etmediği öğrenildi. Çakırözer Esad’la beklenen o röportajı gerçekleştirdi.

Bu haberlerin ardından, Esad’la röportaj yapmak isteyen gazetecilerin bu isteklerinden neden vazgeçtiği konusunda pek çok şey konuşuldu ve yazıldı.

Konuyla ilgili açıklama Habertürk gazetesi genel yayın yönetmeni ve başyazarı Fatih Altaylı’dan geldi. Altaylı, böyle bir randevu taleplerinin olmadığını, Suriye’ye davet edildiklerini belirterek, Habertürk yazarı Amberin Zaman ‘ın Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile röportaj yapmasına neden karşı çıktığını köşesinde yazdı..

İşte Altaylı’nın o yazısı:

YAPILMAYAN RÖPORTAJIN PERDE ARKASI

Geçen hafta boyunca tartışıldı durdu.

“Esad’ın davet ettiği gazeteciler niye Suriye’ye gitmediler?” diye.

Daha doğrusu şöyle tartışıldı: “Esad’dan randevu isteyen gazeteciler, randevuya niye gitmediler?” Türlü tevatür dolaştı ortada.

İddia edildi ki, Ertuğrul Özkök ve Mehmet Ali Birand “Geliyoruz” demişler ama gruptan birisi -kimse o- Ankara’da hükümete ya da Başbakan’a yakın birini aramış, o da “Biz karışmayız ama ben olsam göndermezdim” diye nazik bir yanıt verince Birand ve Özkök gitmemişler.

BİZİM BÖYLE BİR RANDEVU TALEBİMİZ YOKTU

Konuyla ilgili olarak bizim gazetenin de adı geçti. Bizim böyle bir randevu talebimiz yoktu, ama bizden de Amberin Zaman davet edilmişti.

Sağolsun Amberin de bana sordu, “Böyle bir davet var, gideyim mi?” diye.

Ben de kendisine şöyle dedim:

“Amberincim, birkaç ay önce ben Suriye’ye gitmek istedim. O sırada Büyükelçimiz Ömer Önhon oradaydı. Ömer Önhon çok eski dostumdur. Kendisine sordum. O da bana ‘Gel ama burada gerçek anlamda gazetecilik yapamazsın. Çünkü özgür basının olduğu bir ülke değil. Esad’ın adamları alır seni en sorunsuz bölgelere götürürler. Şam’ın en güzel yerlerini gezdirirler. Hatta Esad’a sevgi gösterisi yapıldığı yerlerde dolaştırırlar. Esma Esad kucağına iki çocuk alır sever. Sadece bunları görür dönersin. Sonra da bunları yazarak Esad’ın yalanlarına ortak olursun. Ya da hiçbir şey yazamazsın. Buraya gelmenin kimseye bir faydası yok’ dedi.”

Amberin, “Biliyorum öyle olacağını” dedi.

BÖYLE BİR PROPAGANDAYA GAZETEYİ ALET ETMEM

Ben de “Ben de böyle bir propagandaya gazeteyi alet etmem. Serbestçe gezip izlenim alabilecek olsan hemen git. Ama bu durumda sen bilirsin” dedim.

Amberin Zaman da gitmedi.

Bizim açımızdan olay budur.

Bilmenizi istedim.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Etiketler

Feedburner RSS Lider Çocuk Adaptörlü Kırılmaz Klozet Kapağı Uğur Yapı Malzemeleri Toki Diyabet Hastalığı Punto Caso Kuğu Eviye Bataryası ECA Star Eviye Bataryası Artema Punto Batarya Fiyatları